Transfer From İzmir, Transfer From Kusadasi, Transfer From Bodrum...

Ege Kıyılarının en güzel yerleşim yerlerine, Turistik Bölgelerine, Tatil Alanlarına ve Bölgenin Lüks Otellerine

Transfer Hizmetlerimiz, deneyimli şoförlerimiz ve tamamen hijyenik Transfer Araçlarımız ile Hizmetinizde...

Sizi ve Ailenizi Tatil yapacağınız bölgeye, Otele en güvenli şekilde,

en uygun ve konforlu araçlarla transfer etmek bizim işimiz...

Siz Tatilinizi Planlayın, Biz Ulaşmanızı sağlayalım... 

Havaalanından Otele, Otelden Havaalanına olan Tüm Transfer Süreçlerinizin tamamını yönetiyor,

Sizlerle devamlı iletişim halinde oluyoruz... 

Türkiye’nin Ege Bölgesi size güzel manzaralar, göz kamaştırıcı sahil şeritleri, tertemiz plajlar,

çam ormanları ve zeytinlikler sunar.

Doğa severler, fotoğrafçılar, tarih meraklıları ve adrenalin bağımlıları için mükemmel bir bölgedir.

Birçok popüler tatil köyü ve balıkçı limanları yukarı ve aşağı sahil boyunca dağılmış durumdadır.

Transfer From İzmir olarak, Türkiye'nin Tüm Bölgelerine Transfer Hizmeti sağlamaktayız...

Detaylar için lütfen bizimle iletişime geçiniz... 

İzmir - Efes Antik Kenti Transfer

Transfer-From-izmir-Efes-Antik-Kenti-Tra

İzmir - Selçuk Transfer

Transfer-From-izmir-Selcuk-Transfer-Hizm

İzmir - Pamucak Transfer

Transfer-From-izmir-Pamucak-Transfer-Hiz

İzmir - Didim/Altınkum Transfer

Transfer-From-izmir-Didim-Transfer-Hizme

İzmir - Şirince Transfer

İzmir - Çeşme/Urla Transfer

İzmir - Bodrum Transfer

Transfer-From-izmir-Çeşme-Transfer-Hizme

İzmir - Ayvalık/Cunda Transfer

Transfer-From-izmir-Bodrum-Transfer-Hizm

İzmir - Antalya Transfer

Transfer-From-Şirince-Airport-Transfer.j
Transfer-From-Cunda-Airport-Transfer.jpg
Transfer-From-Antalya-Airport-Transfer.j
facebook-transfer-from-izmir-logo.PNG

Efes ve Bergama, İzmir’de UNESCO’nun İki Kültürel Miras Alanı

Efes Antik Kenti Türkiye’nin en önemli antik kentidir ve en iyi korunmuş ve restore edilmiş kentlerden biridir. Günümüzde halen sokaklar, tapınaklar, tiyatrolar, kütüphaneler, evler ve heykeller arasında gezerek saatlerce dolaşabilirsiniz. Etkileyici Celsus Kütüphanesi, tiyatro, Hadrian Tapınağı ve antik dünyanın yedi harikasından biri olan ihtişamlı Artemis Tapınağı gibi önemli yapılar burada yer almaktadır. Harabeler arasında, umumi tuvaletler ve hatta çoğunlukla M.Ö. dördüncü yüzyıldan kalma bir genelev de bulunur.

Bergama, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir. Çağlar boyunca birçok istila ve yıkımdan kurtulmuş, ancak stratejik konumunun değeri nedeniyle her zaman yeniden canlanan bir yerleşim yeri olmuştur. Arkeolojik kazıların da doğruladığı gibi, Bergama’nın tarihi M.Ö. ikinci bin yıla kadar uzanıyor. Şehir, Pers hakimiyeti ve Büyük İskender’in fethinden sağ çıkmıştır. Tarihinin en parlak evresi; M.Ö. 3. ve 2. yüzyıllarda Bergama Krallığı’nın başkenti olduğunda, neredeyse yüz elli yıl sürmüştür. Bu dönemde dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri burada inşa edilmiş ve şehir bir şifa merkezi haline gelmiştir...

Transfer From Kusadasi.

Denizli’de Hierapolis Antik Kenti

Roma ve Bizans dönemlerinde antik bir kaplıca kenti olan ve günümüzde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hierapolis, Denizli yakınlarında yer almaktadır. Bu bölge artık Pamukkale olarak bilinmekte olup; sıcak, mineral açısından zengin sularla dolu, dünyaca ünlü kalsit travertenlerine ev sahipliği yapmaktadır. Pamukkale popüler bir termal merkezidir; kalsiyum ve demir açısından zengin sularının iyileştirici özelliklere sahip olduğuna inanılmaktadır. Pamukkale’nin yukarısında yer alan antik kent, M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Eumenies tarafından kurulmuştur ve Bergama’nın efsanevi kurucusu Telephos’un eşi Hiera’nın adını onurlandırdığına inanılmaktadır.

Şehir, kaplıcaları sayesinde büyümüş ve önem kazanmıştır. Pamukkale; sıcak, mineral açısından zengin sularla dolu kalsit travertenleri ile ünlüdür. Pamukkale’nin bulunduğu bölge, Lykos (Çürüksu) Vadisi’nden çıkan kaplıcaları ile özel bir yapıya sahiptir. Hierapolis’te hamamların, tapınakların ve diğer antik anıtların kalıntılarını görebilirsiniz. Mısır Kraliçesi’nin banyo yaptığı rivayet edilen bir kaynak olan Kleopatra Havuzu’nda da yüzebilirsiniz.İsa’nın on iki havarisinden Aziz Philippus’un öldürüldüğü şehir olan Hierapolis, Hıristiyanlık açısından kutsal yerleşim yerlerinden biridir. 4. yüzyılda dini merkez ilan edilmiş ve Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuştur. Antik kentte yapılan kazılar sonucunda gün ışığına çıkarılan Aziz Philppus Türbesi ve Şehitlik, Hıristiyanlığın kutsal yapıları arasındadır.

Hierapolis Antik Kenti’nde yer alan Antik Roma Hamamı, günümüzde Hierapolis Arkeoloji Müzesi’ne dönüştürülmüştür. Travertenden yapılmış taş blokların bulunduğu müze salonlarında Hierapolis ve çevresindeki çeşitli arkeolojik buluntuları ziyaret edebilirsiniz.

Hotel Vip Transfer, Airport Transfer. Transfer From Kusadasi, transfer from izmir

 

Muğla’da Bodrum Kalesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Kalesi, antik zamanlarda Zephyirion olarak bilinen ve günümüzde yarımada olan adanın üzerine inşa edilmiştir. 1406 yılında, genel merkezi Rodos olan St. Jean şövalyeleri tarafından yaptırılmıştır.Bodrum Kalesi, Şövalyeler Dönemi’nin özgün planını ve karakterini koruyarak gotik mimari özelliklerini yansıtır. Kale, St. John şövalyelerinin iyi korunmuş tek örneğidir. Aynı zamanda dünyanın en iyi korunmuş ortaçağ anıtlarından biridir ve monolitik bir miras olarak duruyor. Kalenin yapımında Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Halikarnas Mozolesi’nin yıkılmasından sonra kalan taşlar kullanılmıştır.St. Jean şövalyeleri 1523 yılında Bodrum’dan ayrıldıktan sonra kale, 19. yüzyıla kadar Osmanlılartarafından hapishane olarak kullanılmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ve Fransız bombardımanı sonucu hasar görmüştür.

Bugün Bodrum Kalesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, dünyanın sayılı ve Türkiye’nin tek su altı müzelerinden en önemlilerinden biridir. Müze, 1995 yılında Avrupa Yılın Müzesi yarışmasında “Özel Övgü” ödülünü aldı.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde 14 sergi salonu bulunmaktadır ve dünyanın en zengin Doğu Akdeniz Amfora koleksiyonuna sahiptir. Yassıada, Şeytan Deresi ve Serçe Limanı’nın gemi enkazları da müzede sergileniyor. Dünyanın en eski batık gemi enkazı olan 1025 yılında Serçe Limanı Gemi Enkazları Cam Enkaz Salonu’ndaki sergide batan gemiden 3 ton kırık ve kırılmamış cam çıkarıldı.Ayrıca dünyanın en büyük İslami Cam Koleksiyonu da burada sergilenmektedir. Bodrum Arkeoloji Müzesi, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, Doğu Roma Enkazı, Türk Hamamı Sergisi, Cam Batık Salonu, Alman Kulesi, Sikke ve Mücevher Salonu, Cam Salon, Gizli Müze Yılan Kulesi, Uluburun Batığı, Zindan, Kumandan Kulesi ve Tektaş Cam Enkazı bölümlerinden oluşmaktadır. En büyük amfora koleksiyonu da Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndedir. Çapraz tonozun yanında Balta Kulesi ve “Kraliçe Adası” salonu bulunmaktadır.

Aydın’da Milet ve Didim

Medeniyet, kültür, sanat ve bilimin başkenti Milet (Miletos), 3.500 yıllık tarihiyle insanlık tarihinin en önemli şehirlerinden biridir Pozitif bilimin merkezi olarak kabul edilen şehir; doğayı sorgulayan, gözlemleyen, anlamak için düşünen insanların yurdudur. “Filozoflar şehri” olarak da bilinen Milet, filozoflar Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes ve şehir plancısı Hippodamos gibi pek çok tarihi şahsiyet yetiştirmiştir. 2.600 yıl önce özgür düşüncenin egemen olduğu Milet, bir cazibe merkezi haline gelmiş ve Batı Anadolu kıyılarında gelişen İyon medeniyetinin en büyük şehri olmuştur. Dünyanın dört bir yanından insanları cezbeden kozmopolit bir yer haline geldi. Sonunda bu medeniyetin başkenti oldu.

Milet, Menderes Ovası’nın güneybatı sınırında, Söke ile Didim arasında, trafik yoğunluğu olmayan bir bölgede yer alır. Büyük şehirler yerine etrafında birkaç güzel köy vardır: Kuzeyde Doğanbey, batıda Batıköy, güneyde Akköy ve yanında Balat. “Balat”, adını Milet’in geç antik adı olan Palatia’dan almıştır. Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Milet’in batısındaki Menderes Deltası’na kadar uzanır. Milet Antik Kenti, konumu ve çevresindeki küçük yerleşimlerin etkisiyle pastoral bir karaktere sahiptir.

Güney Agora’yı çevreleyen büyük stoalar Helenistik dönemde inşa edilmiştir. Agora günümüzde yemyeşil alanların altına gizlenmiş olsa da stoaların devasa altyapıları zeminde rahatlıkla görülebilmekte, Helenistikve Roma dönemlerinde şehir merkezinin büyüklüğü hakkında fikir vermektedir. Milet tiyatrosuna sadece 150 metre mesafede yer alan yapı, Roma İmparatoru Marcus Aurelius tarafından inşa edilmiştir.İmparator tarafından eşi Faustina adına yaptırılan bu hamam, belirli dönemlerde onarım görmüştür.

Burada bulunan Nusa heykelleri şu anda İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Milet Müzesi’nde, hamamın büyük bir havuzu ve havuzun yan tarafında çeşme olarak kullanılan aslan heykeli bulunuyor.

Faustina Hamamı oldukça iyi korunmuştur. Son yıllarda yapılan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından bu komplekslerin büyüklüğü, mekansal çeşitliliği ve zengin iç mekanları ortaya çıkmıştır. Faustina Hamamı’nın yanı sıra İlyas Bey Camii’nin güneyindeki Güney Şehir Hamamı gibi birçok küçük hamamın yanı sıra kentte Humeitepe veya Capito Hamamı gibi büyük hamamlar da vardır.

 

Manisa’da Antik Miraslar

Manisa, antik çağlarda önemli medeniyetlere ve ilk Hıristiyanlara ev sahipliği yapmıştır.

Yedi Vahiy Kilisesi olarak da bilinen antik kiliselerden üçü, Sardes, Thyatira ve PhiladelphiaManisa’daydı.

Antik kentin kurulduğu alan, bugünkü modern Akhisar ilçe merkezidir. Roma’nın Asya eyaleti olan antikLidya şehrinin kuzey kesimi ve kuzeyde antik Mysia ile sınırlanır. Antik Thyatira, Bergama’dan Laodicea’ya giden yolda önemli ve zengin bir ticaret kasabasıydı. Antik çağda dokuma merkezi olduğu anlaşılan kent, çeşitli yolların kavşak noktasında yer aldığı için askeri ve ticari faaliyetlerde bulunmuştur. Kalıntıları arasında, zanaatkarların mor renkli kök boyalar yapan damlacı loncasına ait yazıtlar bulunmuştur. Thyatira, Hıristiyanlığın ilk çağlarına ait Yedi Vahiy Kilisesi’nden biriydi.

Sardes şehri (Sardis veya Sart) M.Ö. 6. yüzyılda Lidya Krallığı’nın başkentiydi. Sardes şehri ve çevresi Pactolus nehri ile sulanıyordu. Çökeltilerinde altın bulunduğu bilinen nehir, Lidya Kralı Kroesos’un (Kroisos/Karun) zenginliğinin kaynağıydı ve şehrin müreffeh olmasına yardımcı oldu. Efsanelere göre Midas, Pactolus nehrinde yıkandığı için altınla dolmuştur. Dünyanın ilk sikkeleri Croesus’un babası Kral Alyattes tarafından Sardes’te basıldı. Yapılan kazılarda ortaya çıkarılan en önemli mimari yapılar antik sinagog ve spor salonudur. Sinagog, M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiş benzersiz bir güzel yapıdır. Spor salonu hemen sinagogun yanındadır. Gymnasium’un süslü doğu cephesinin M.S. 3. yüzyılın başlarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu iki binanın kenarlarındaki kemerli dükkanlar Bizans Dönemine kadar uzanır. Spor salonunun karşısında, antik çağların çarpıcı bir yapısı olan Bronze House adlı büyük bir bina vardır.Alaşehir ilçesinde bulunan Philadelphia antik kentinin çoğu modern yerleşim altında kalır. Roma döneminde Philadelphia, şehirde düzenlenen çok sayıda tapınak ve festivalden dolayı “Küçük Atina” olarak anılırdı. Bizans döneminde kent önemini korumuştur. Philadelphia’daki kazılar sırasında Roma Dönemi’ne ait bir tiyatro ve tapınak ortaya çıkarılmıştır.

 

Afyonkarahisar’da Karahisar Kalesi

Afyonkarahisar şehir merkezi içinde kentsel bir sit alanında yer alan Karahisar Kalesi, Afyonkarahisar adının oluşumunda önemli bir yere sahip olması nedeniyle kentle özdeşleşmiştir. Volkanik bir dağ üzerine inşa edilen kalenin tarihi MÖ 1.350 yılına dayanmaktadır. Karahisar Kalesi, Osmanlı döneminde devlet hazinesinin depolanmasında kullanılmıştır. Muhteşem bir yapıya sahip 226 metre yüksekliğindeki kale, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunmaktadır. Kalenin zirvesinde M.Ö. 1.200-676 yılları arasında Anadolu’da yaşamış olan Friglerin kültür izlerine rastlanmış olup, Ana Tanrıça Kibele’ye adanmış çok sayıda ibadet yeri ve dört büyük sarnıç yer alır.Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat döneminde surlar onarılmış, kalenin yanına küçük bir cami ve saray yaptırılmıştır. Kalenin yanında biraz daha yüksekte bulunan Kız Kulesi de mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Karahisar Kalesi evlenmek, çocuk sahibi olmak veya başka arzular isteyenler için bir dilek yeri haline gelmiştir. Evlenmek isteyenler Kız Kulesi’nden “Ey inancım, inancım, ey altın tahtım, evlenme zamanım geldi” diyerek bağırıyorlar. Bazen kaleden “Çocuk sahibi olmanın tam zamanı” dilekleri yükselir. Yerliler arasında Karahisar Kalesi’ne gidenlerin Afyonkarahisar’da yedi yıl kalacağına dair bir söylenti vardır. Ama bunu dikkate almadan Kaleye gidebilir ve kalenin tepesinde size sunulacak muhteşem manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.

 

Uşak Ulubey Blaundus Antik Kenti

Blaundus Antik Kenti, derin ve dik vadilerle çevrili yarımada şeklinde bir arazi üzerine inşa edilmiştir. Blaundus, Büyük İskender’in Anadolu Seferlerinden sonra Makedonya’dan gelenler tarafından yaptırılmış ve kent halkının kendilerine Makedonya Blaundusu dediği söylenmektedir. Büyük İskender’in ardından Bergama Krallığı’na ve ardından Roma İmparatorluğu’na katılan kent, çok daha fazla önem kazanmış ve en parlak dönemini Roma döneminde yaşamıştır. Antik kentin önemli yapıları arasında stadyum, kale, tiyatro, tapınaklar ve kaya mezarları bulunmaktadır. Şehrin mevcut kalıntıları tek taraflı oturma seviyeleri ile stadyum, kuzey duvarlarının giriş kapısı kemer, sur duvarlarının bazı bölümleri, nane ve Roma İmparatoru Claudius tapınağı vardır.

Kütahya’daki Frig Vadisi

Kütahya, Afyonkarahisar ve Eskişehir üçgeni içinde dağlık bir yerleşim alanı olan “Frig Epictetus” (Küçük Frigya) olarak tanımlanan bölge, günümüzde “Frig Vadisi” olarak bilinir. Frig yaylaları, M.Ö. 900-600 yılları arasında Friglerin yaşadığı Kütahya’nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen Dağı’nın tüfleriyle kaplıydı. Ana Tanrıça Kibele’ye adanmış açık hava tapınakları, sunaklar ve kaya mezarlarının yanı sıra savunma ve barınma amacıyla kullanılan daha birçok bina bu dönemden günümüze kadar gelmiştir. Roma ve Bizans yerleşiminden kaynaklanan kök boyası, yazı ve fresk kalıntılarıyla boyanmış haçlara hala tanıklık edilebilir. Frigler ve Bizanslıların taş oyma yöntemiyle yaptırdığı “Deliktaş Kalesi” ve “Penteser Kalesi” adlı doğal kaleler bulunmaktadır. “Frig Vadisi” gerçekten görülmeye değer bir yerdir. Burası görülmeye değer en ilgi çekici ve heybetli çam ormanları ile doludur. Çam ormanlarının yanı sıra Kapadokya ile büyük benzerlikler taşıyan içgüdüsel kaya yapısı da gözden kaçırılmamalıdır.